22 Nisan 2008 Salı

Lanet olasıca düşler,gece gelir beni dişler

Debelenip durduğum, bir türlü uyuyamadığım bir gecenin en karanlık kısmı ne kadar kötü olabilirdi ki?
Ne düşünüyordum uyumaya çalışırken?
Ne gördüm rüyamda?
Bir tanesi yetmiyor gibi,
Çifter çifter olmayasıca insanlar,
yada olasıca...

Biri biterken öbürü başlamıyordu abi, direk çift olarak farklı yerlerde dolaşıyordu bu insancıklar, nereye gitsem karşıma çıkıyorlardı. Kaçış yoktu bana bu 2-3 saniyelik hayat dilimimde.

Böyle bir günün sabahı ne kadar iyi olabilirdi ki.
Olamazdı tabiki iyi falan,
Aksine iyi gözüküp arkadan vuranlardan,
İşte onlardandı bugün.

Herkesi kontrol edemeyeceğimi ve "ne umdum ne buldum" u öğrendim bugün.
Güzel oldu aslında ama kötü bitti.
Ufak tartışmaları kapatacak insanlar aksine üstüne üstüne gidip büyütüyordu,
Kafamdaki, hayallerimdeki "a peaceful life" kavramı gittikçe "waste of time" ile yer değiştirmeye başladı bile.

Neden insanoğlu her zaman ulaşılmazın peşinde?
Neden elimizdeki ile yetinemiyoruz?
Neden ben bi laf etmeden " karşımdaki insan ne düşünür acaba" derken, diğer insanlar salla gitsin mantığı içerisinde hareket etmeye meyilliler?

Bazen şu gothic takılanlara da gözüm kaydığı kadar içimden saymıyorum değil. Ama bugün kendime şunu diyorum:
-"Ulan Emre , asıl gothic sensin, iyice soyutladın kendini,bu hal tavır hareketler nedir yani?"

Sonra içimden bir diğer ses:
-"Ne yapayım ki, benden bir tane daha olsa belki onla çok iyi anlaşabilirdim"

O zaman anladımki aslında gece gördüğüm rüya ne kadar kötü olabilirdi ki bugün yaşadıklarımla kıyaslarsak?
Keşke o kabus gibi bir fırsatım olsa da bi gece kendimle dertleşebilsem.Belki o zaman çözeceğim kendimi. Bıraktım bir geceyi, kendi gözlerimle göz göze gelmeyi ve içini okumayı. Artık kendi gözleri içine bakıp kendini kandırmayan bir insanı görmek istiyorum.

Hee , bugünkü yaşadıklarım neydi ki bu kadar kötü oraya gelelim.
Ne kadın-erkek ilişkisiydi bu,
Ne dost- ahbap tartışması.
Hayata dışarıdan bir bakıştı benimkisi sadece,
Etraftaki "şerefli ahlaksızları" izledim biraz.

Niye bu kadar kafana takıyosun be oğlum , sanane ki.
Karamsarlık üstümde,
Kaybettiğimden değil ha,
Üzüntüm sadece,
Eninde sonunda,
Kaybedeceğimden.

Kaybedeceğini anlamış bi insanı hayata bağlayabilecek birşey varsa çıksın gelsin artık.
O zaten kaybetmiş zihninde herşeyi.
Belki süpriz olur ne bilim.
Herhangi bir şey ...

Aklıma gelmişken,
Bugün otobüs saatini aklımda tutmayı başaramadım,
7 kez baktım.
Durağa gittiğimde yine yanlış hatırladığımı anladım.
Blog şifremi de bi yere yazmadım pc hatırlıyo nasolsa diye.
Bakalım ilerde n'apcam o bellek gidince.
Herşeyi birden unutur muyum acaba?
Aslında çok iyi olur be.
Format atılmış bir pc herzaman daha temiz çalışır.

Ve unutmadan.
Bir zaman makinası olsa nereye giderdin diye sordu bir şahsiyet.
Kendisi okumuyo ve okumayacak ayrıca da haberi de olmayacak.
Ama heralde cevabım,
Kendi ölümüme bir saat kala bir zamana gitmek isterdim.
Alternatif olarak da belki Gs nin kadıköyde feneri yendiği bir zamana da olabilir.
Ama zaman makinası öyle bir yer zaman mekan bulamayadabilir.
Ben yine hakkımı riske atmayıp ilk tercihte ısrar ediyorum.

2 yorum:

Selin dedi ki...

bir adım geriye çekilip hayatı uzaktan izlemek, kendine dışarıdan bakmak vs. tehlikeli şeyler, yapmamak gerek. En azından çok sık olmazsa iyi olur :)

majesty dedi ki...

Haklısın sanırım.
Yok yok sanmıyorum.
Cidden haklısın:)