4 Mayıs 2008 Pazar

Durum Raporu

1 Mayıs Persembe

Eylemler vardır. Okula gidilmez. Ayrıca boş gündür.
Ayak bileği ödemlidir. Yürünmez durumdadır.Bir sonraki gün yüyüyebilmek için ilaç ve masaj bol miktarda kendini göstermiştir.

Uzun zaman sonra nasır tutmuş ellerin artık eski haline döndüğü anlaşılır. Hemen rejenerasyon çalışmasına başlanır. Nasırı geçen eller uygun tempoda parmak alıştırması ve bend solo teknikleri ile şişirilir, su toplanması sağlanır. Su toplamış parmaklar ile iyice devam edilir uğraşılmaya. Sonuçta gitar için gerekli olan nasırlı parmaklara sahip olunur.

Aksamdan" Cumartesi günü sınav var erken yatim da okula erken gidiyim çalışırım akşama kadar sonra orda birinde kalıp ders çalışırız " mantığı ile yatılır.


2 Mayıs Cum'a :)

Erken yatılan akşam sonrasında her zamanki gibi 5, 5.30 gibi uyanılır. Ama yataktan ters kalkmanın ve ne olduğu bilinemeyen bi rahatlığın verdiği vurdumduymazlık sayesinde 4. kere o sabah derse gidilmez ve saat alarmı tekrar 10.30 civarında uyanmak değil"ertelenmek"üzere kurulur.

Kurulan saat ertelenmez ve hemen okula gidilir. 82 yıllık yaşamının verdiği bunaklık ve 1 mayıs ertesinin sağladığı gaz ile Prof. Dede anarşi döneminden girer. Günümüze ulaşamadan kendide yorulur. Dedenin anlattıklarından bi hayli sıkılan öğrenci cocuk şahısı, telefondaki tetris de rekor kırar ve ismini hall of fame 'e yazdırır.

12.30 -14.20 saatleri arasındaki 2 dersi " blok yapıyorum " deyip, ders saatlerini birleştirmekle kalmayıp 14.20 den 14.30 a kadar olan tenefüs saatini bile derse ekleyen , "ara verelim" denildiğinde insanlara hakaret edebilen ve onurunu kırabilen Prof.Dede şahısımız, eğitim öğretim hayatında ilk kez dersi 1 saat erken bitirir.

Okula geldiğine pişman olan fantastik blog yazarı insanı ,samimi arkadaşlarından birini görür. "Haydi bari ders çalışalım yarın sınav var" der. Ama sınav ertelenmiştir. Bunu öğrenen insan, bir dinazora dönüşüp böğürmeye başlar. Ve " bari akşam konsere gideyim " diye heveslenir.

Eve gidilmek üzeri değiştirilmek üzere yola koyulunur. Çünkü bu şahıs, bu sabah üzerine beyaz yakalı içten gömlekli gibi duran ve yeşil beyaz yatay çizgilerden oluşan tabiri caiz ise tam bir kolej cocuğu tişörtü giymiş ve bir rock bar 'a bu şekilde gitmenin komik olacağını düşünür.

Hemen eve gidip gelmek zorundadır çünkü daha sahne kurulacaktır. Hazırlık ve soundcheck yapılacaktır. Can Bey aranır.

"-Emre neredesin ?Çabuk bara git abicim sen geç kaldık zaten." Kelimelerini duyan şahıs, eyvahlar olsun diyerek üzerindeki o kıyafetle bara doğru hareket eder.


İçeri girdiğinde çalışanlar bile garip bakar bu şahısa. Yaklasık yarım saat beklenir. Merdivenlerden önce büyük bir gölge, sonrasında gölgeden daha büyük bir göt ve üzerinde uzun saclı bir adam görünür. Bu adam Can Ergenler'dir. Oturulup 1 saat kadar geyik yapılır.

Davulcu arkadastan telefon gelinir. Gidip olduğu yerden alınır. Big John Can bey gelir. Eşyalar alınır sahne hazırlanır. Saatlerce soundcheck ve tonmaistering olayı yapılır. Mr. Crowley bıkılacak kadar dinlenir.

Sami gelir. Yarım saat yer tarif edilir. Yeri bulur. Sonra yine gider ve konser saatini beklemeye başlar.

Serkan ve Sami gelir. Ön grup sahne alır. Ön grubun çaldığı şarkılardan hiçbiri bilinemez. Aşağı inilir ve ana sahne beklenir.

2-3 Mayıs arasında bir yerler

Ana sahne start alır. Burkey Turnkahn koşmaya başlar ilk çığlıkla. Arkadan bir boy arayla Can Guneysteen yarışı sürdürür. Arkadan giydiği siyah deri pantolonuyla kara bir bulut yığını gibi Can ergenler akın akın gelmektedir. Davulcu arkadan takip eder.

Arada bir sahnede bir aslan belirir. "Wuhhaaarrrooogghhh " diye bi ses çıkar ve yeni şarkıya geçilir.Şarkılar gittikçe can sıkar. Ve konser erken biter.

Günün 4. ıslak hamburger ve 2. patsosunu yemek üzere patso ya gidilir. Mide tıka basa doldururlur. Daha sonra tophaneye gitmek için istiklal ' in en korkutucu ara sokakları seçilir. Sora sora bağdat bulunur.

24 Saat açık olan bir nargile esnafı bulunur. Oraya danaların otlandığı gibi yayılınır. 2 nargile ve çay söylenir. Ağzındaki tat alıcı dokuları bulunmayan davulcu cocuk , çayı bir dikişte içerek dikkatleri üzerine çeker.

En gereksiz geyik muhabbetleri gece boyunca yapılır. Tophane' nin anıları anlatılır. Tavla da karşındaki insanın kalbi kırılmasın diye yenilinir. Sonra açılan tv de nba maçı izlenir.

Sabah olur ve yola çıkılır istiklale doğru. Çimlerin üzerinde görülen pet şişe sırayla su vanası boşluğuna sokulup golf efsanesi yaşatılmaya çalışınır.

İstiklal'de bir börekçiye girilir. Menü ye bakılır. Adamların kıymalı börek yanına 2.5 ytl , sade börek yanına 0.5 ytl yazmasından şüphelenilir. Hesap ödenirken amcaların menüye sadece aradaki farkı yazdığı anlaşılır ve sade börek 2.0 ytl ile günlük kura 2. sıradan girer.

Börekçiden çıkılıp simit sarayına girilir. Çay simit gazete alınır. Stüdyoya girme fikri ortaya atılır. Oy birliği ile kabul edilir.

Zaman geçirilir. Adam cep telefonu ile evinden çağırılır. Studyo açtırılıp iğrenç bi studyo çalışması yapılır. Performans 2 kişi de olsa çok kötüdür.

Stüdyodan çıkılır. Davul bakmak üzere gezilir. Serkan satış koyar. Eve kaçar.

Diğer elemanlar da otobüse biner sonra. Otobüste sızılır. Son durakta uyanılır. Eve gidilir. Evde de sızılır.

Blog yazarı kişisi hayatında karşılaşmadığı kadar telefon çağrısı ve mesaj ile rahatsız edilir. Ona rağmen uyunur. Aksam 21.30 civarı uyanılır. Yemek yenildikten sonra arkadaş tarafından çağırılır ve yine uykusuz bir gece geçirmek üzere hazırlanır.

B.Çekmece ye gidilir. Arkadaş için çiğ tavuk yenilir ve sunum ödevi hazırlanır. Ödev bitince film keyfi başlar. Film de izlenir. Sonra uyumak için saat 5 civarı yatağa girilir.

Blog yazarı başkasının evinde uyuyamadığı için 9 gibi uyanır ve tetris oynamaya başlar. Bir kaç kez listeye girmesine rağmen rekorunu kıramaz. Kahvaltısını ettikten sonra eve doğru yol alır. Eve geldiğinde Rapidshare in happy hours hizmetinden yararlanarak lost indirilir. Bloglar okunur. Kendininkine de bişiler tıkırdatmak için klavyeye doğru eller gider. Siteye girilir ve şifre girişi yapılır . Yeni gönderi kısmına tıklanır ve...

"1 Mayıs Persembe


Eylemler vardır. Okula gidilmez. Ayrıca ..."

2 yorum:

Selin dedi ki...

Fantastik blog yazarı kişisi;
Adamın eşgalini vermişsin yetmemiş, bir de adını soyadını yazmışsın açık açık :D
Yarın bi gün gelip seni bulmaz mı bu adam, benim hakkımda neden böyle düşünüyorsun bak kalbim kırılıyor demez mi =D Sana ne benim popo ebatımdan demez mi, sorarım sana demez miii =D

majesty dedi ki...

O insan arkadaş çevresinde çok ama çok sevilen biriydi.

Gidilen pikniklerde onun gölgesinde kızlar ip atlar cocuklar top oynardı.
Ama her zaman olumlu değildi roller. Sahilde kumsalda plajda herkes mis gibi bronzlaşırken onun gölgesinde kalan arkadaslarında hep amele yanığı vardı.Kalınan bekar evlerinde defalarca klozet kırılmıştı veya içeriden oraya sıkışmış bir zavallının sesi gelirdi. Tüm eğlencenin içine ederdi o.

daha yazarım da cıvkı cıkıcak iyice... :))